Jack , Simon ve Ralph bizler için ayrıca güzel bir dostluğun simgesidir aslında. Onları asla unutmayacağıma adım kadar eminim. Sizlerde bu üçü gibi güzel dostluklara sahipseniz ne mutlu size. Son yayınımı da kitapta Ralph ile Domuzcuk'un Kaya Kale'ye gitmeden önce planladıkları konuşmayla bitireceğim ama ilk önce bazı duyurularım var. Sineklerin Tanrısı filmini izlemenizi öneriyorum. Kitapla ilgili videomu Youtube'a Sude Tan yazıp videolarımdan bulabilirsiniz. Şimdi o çaresiz iki çocuğun konuşmasına geliyorum:
'' Elimde bu denizkabuğuyla ona gideceğim. Denizkabuğunu uzatacağım. Bak, diyeceğim, sen benden daha güçlüsün; benim gibi astımın da yok. Sen görebiliyorsun, diyeceğim. Sen güçlüsün diye efendice davranmanı da rica etmiyorum, diyeceğim. Doğru olan doğrudur. Doğruyu yapman için sana bunu veriyorum diyeceğim. Gözlüğümü bana ver, gözlüğümü bana vermek zorundasın diyeceğim.''
Simon, Jack ve Domuzcuk'u unutmayacağıma söz veriyorum. Siz siz olun hayatta kalmaya çalışan ve gözlük takan birisinin gözlüğünü almayın. :) Aşağıdaki fotoğraf bu üç harika çocuğun filmdeki canlandırmalarıdır.
sineklerin tanrısı
30 Nisan 2016 Cumartesi
26 Nisan 2016 Salı
Yalnız Lider
Ralph artık vahşi kafileyle baş başadır. Gözlük yoktur, zeki Simon yoktur, Domuzcuk yoktur. Sadece ölen arkadaşlarının ruhu , Jack'ın kafilesi ve o. Simon'un ölümünden bahsetmeyi unuttuğumu gördüm. Gruplar ayrılmadan önce herkes toplanmışken Simon gizli yerindedir ve canavarın ne olduğunu görür ve diğerlerine anlatmaya gider. Diğerleri Simon'u canavar zanneder ve o kargaşada öldürürler. Zavallı Simon! William Golding bir röportajında Simon'un İsa'yı andırdığını ileriyi görebileceğini söylemişt. Bence kesinlikle haklı. Ralph yalnız başına kalınca korkar tabii ki. Jack ve kabilesi ara ara Ralph'ı öldürmek için gelirler fakat Ralph saklanır. Kitabın sonuna doğru yaklaştım baya. Ralph bir gün yine saklanır ama ümidi kalmamıştır. Vahşi sürü onu katledecektir neredeyse. Umutsauz bir korkuyla kendini kumsala attı fakat bu gece öleceğini tahmin ediyordu. Sahile indiğinde ilk gördüğü şey kocaman bir kasket oldu. Sonra apoleti, sonra üniformayı. Bu bir deniz eriydi. Ralph ere hemen hemen her şeyi anlattı. Tabii ben burada hıçkırarak ağlıyorum. Ralph burada Simon için, Domuzcuk için, yaşananlar için belki de insanlık için küçük bir çocuğun kosocaman gözyaşlarını akıttı kumlara. Kurtulmuştu, ama dünya yanıyordu. Savaşa gidiyordu ama belki de savaş bile bitmişti. Fakat tek bildiği içindeki savaşı unutmayacaktı. Bu arada Sineklerin Tanrısı'nın kim olduğunu da söylemeye geldi sıra. Sineklerin Tanrısı, Jack'ın ilk avlandığında bir direğin üzerine astığı domuzun başıdır. Son yayınımda görüşmek üzere :)
22 Nisan 2016 Cuma
Canavar, Vahşi, Sineklerin Tanrısı
Tekrardan merhabalar. Kendimce kitabı 3'e ayırdığımı söylemiştim. Bunlar; vahşi, canavar, sineklerin tanrısı. Kitapta Sineklerin Tanrısı'ndan çok canavarın adı geçiyor. Çünkü canavar içimizde yaşıyor. Adada kopmalar yaşandıkça gruplar ikiye ayrılır. Şimdilik çoğunluk Ralph'ın yanındadır ama Jack'ın elinde çok büyük bir koz vardır. Av ve yemek. Jack ve kafilesi domuz avlayacaklardır çünkü. ama ondan önce demek istediğim bir şey var. Jack'ın kendini neden bu kadar vahşileştirdiğini bir kez daha düşündüm. Bir sonuca vardım. Kendi benliğini maskelemek için bunu yapıyor bence. Çünkü burada kimseye güvenemez. Kendini maskeler. Jack ve tayfası adanın doruğunda bulunan Kaya Kale denilen yere taşınırlar. Ralph'ın tarafında en yakın dostu Domuzcuk, sonradan taraf değiştirecek olan Eric ve Sam, Simon ve diğerleri.Aslında Simon tarafsızdır çünkü o bu adadan kurtulmak için çabalayan, engelleri kaldırmak isten tek kişidir hemen hemen. Jack ve tayfasının domuz eti yediğini gören Ralph'ın tarafındakiler taraf değiştirir. Hayatta kalma mücadelesi malum. Size gözlüğün ünemli olduğunu demiştim. Çünkü gözlüğün merceğiyle ateş yakılıyordu ama Jack sağolsun gemiye ateşle haber ulaştıramadıkları için Domuzcak'a vurmuştu ve gözlüğün tek camı tuzla buz olmuştu. Jack yüzünden Domuzcuk göremez olmuştu. Jack'ten nefret edenler burada mı? Buradaysanız devam ediyorum. Ralph ve Domuzcuk en sonunda tek kalır. Ralph'ın amacı ateşi yakıp bir işaret göndermektir ama Jack bunu çalıp vahşice öldürdükleri hayvanın etini yiyip ateşi bitirmektir. Domuzcuk Jacklardan gözlüğü almaya gittiği sırada canavarın varlıpından dolayı telaş yapar ve kafası yarılarak ölür. Bu sayfada ağlamıştım. Yalan yok şimdi. Hayalleri olan, hayatı hep kötü yönünü görmüş küçücük bir çocuk, iğrenç bir şekilde gözlerini yumdu.
20 Nisan 2016 Çarşamba
Canavar Kim?
Adada yaşanan olaylar bir hayli karışık ve mesaj dolu. Çocuklar adada canavarın olduğunu zannederler. Jack bunun saçma olduğunu düşünür ama o da olabilceği ihtimalini bilir, Ralph biraz inanır. Simon ise adada tek inanmayan kişidir. Bu konuyu araştırır. Kitabın sonunda kitabı çeviren Mina Urgan'ın notlarında bahsettiği gibi 'aslında canavar kendi içlerinde' olabilir. Bence bu çok iyi yorumlanmıştır. Biz bazen kendi zihnimizde yarattıklarımıza inanırız. Bu canavar aslında ölü bir pilotun paraşütünden dolayı havalanmasıdır. Öğrendiğimde gülmüştüm. Aslında kitabı ben 3 farklı bölüme ayırdım ama bunlara bir sonraki yayınımda bahsetmek istiyorum. Şimdi sıra geldi darbeye. Geçmişte dünyada hemen hemen her ülkede devletlere darbe yapılmıştır. Burada ise Ralph Hükümeti'ne darbe yapılır. Basit bir olaydan kendilerine pay çıkartmışlardır. Uzaktan bir gemi geçmektedir ve adanın tepesindeki ateş o sıralarda sönmüştür. Ralph haklı olarak buna sinirlenir çünkü herkes adadan kurtulmak istiyor. Aslında şimdi düşündüm de savaş varken orada kalmak bana daha cazip gelirdi. Her gün insan ölüsü görmektense mis gibi ada. Fakat çocuklar böyle düşünmüyor. Bu fırsatın kaçırılmasından sonra ümitler azalmıştır fakat her gün ateş yakılmıştır. Jack ve tayfası ise ava çıkıması gerektiğini düşünür çünkü meyveden başka hiçbir yiyecek yok. Jack bu noktada haklı. Fakat vahşileşme konusunda hayır! Ava çıkarsın anlarım ama yüzüne kızılderililer gibi boya sürüp vahşi sesler çıkarmanın avla ilgisi yok. Bu okuduğu kitaplara özenmektir belki de. Bir grup çocuk ta ona katılır ve yavaş yavaş kopmalar başlar.
17 Nisan 2016 Pazar
Ön Yargı ve Liderlik
Sineklerin Tanrısı, 3.Dünya Savaşı sırasında çok sayıda çocuğu taşıyan uçağın saldırı sonucu ıssız bir adaya düşmesini konu aldığınından bahsetmiştim. Sineklerin Tanrısı'na psikolojik bir roman denmesinin nedeni bir adada ebeveynsiz kendi çabalarıyla yaşayan her yaştan çocuğun kendi içinde yaşadıkları farklıdır. Bir yandan hem korkarlarken, bir yanda da burada kalmak istememektedirler.
Fakat ada yaşantısına da alışmalıdırlar çünkü başka şansları yoktur. Adanın lideri belirlenir: Ralph.
Ralph bu işi başaracağını düşünemez ilk başta ama sonra kendini buna inandırır. Ralph'ın oy birliğiyle lider olmasını istemeyecekler olabilir elbette.Kim günümüzde birbirine karşı çıkmaz ki. Ralph'ın yanında ilk günden beri olan bir de Domuzcuk vardır. Domuzcuk, şişman, sarışın ve gözlüklüdür. O gözlük ne kadar önemli! Nedenini anlamak zor olmasa gerek. Domuzcuk'un adını hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz maalesef. William Golding bizlerle paylaşmamış çünkü olayın asıl çatışma noktası burası aslında. Hayatı boyunca bir lakap ile yaşamak. 'Kambur Hafız' daki olay 'Domuzcuk' lakabına dönüşmüş. Bu tam bir ahmaklık. Bir insan zayıflar, gözlüklerden kurtulur ama sen karakterini değiştiremezsin. Domuzcuk neler yaşadı kim bilir. O kadar da duygusal birisi ki.
Gelelim Simon'a. Simon adayı tek başına keşfe çıkmıştır. Hatta diğer çocuklardan habersiz kendine bir yer bile bulmuştur. Barınak gibi. Yazarın da dediği gibi en akıllı kişidir. İlerki bölümlerde yaşanacak canavar krizine son vermek isteyecek ama o sırada can verecektir. Hayatın ilginç yanı da bu insanların önyargılarını değiştiremezsiniz.
Fakat ada yaşantısına da alışmalıdırlar çünkü başka şansları yoktur. Adanın lideri belirlenir: Ralph.
Ralph bu işi başaracağını düşünemez ilk başta ama sonra kendini buna inandırır. Ralph'ın oy birliğiyle lider olmasını istemeyecekler olabilir elbette.Kim günümüzde birbirine karşı çıkmaz ki. Ralph'ın yanında ilk günden beri olan bir de Domuzcuk vardır. Domuzcuk, şişman, sarışın ve gözlüklüdür. O gözlük ne kadar önemli! Nedenini anlamak zor olmasa gerek. Domuzcuk'un adını hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz maalesef. William Golding bizlerle paylaşmamış çünkü olayın asıl çatışma noktası burası aslında. Hayatı boyunca bir lakap ile yaşamak. 'Kambur Hafız' daki olay 'Domuzcuk' lakabına dönüşmüş. Bu tam bir ahmaklık. Bir insan zayıflar, gözlüklerden kurtulur ama sen karakterini değiştiremezsin. Domuzcuk neler yaşadı kim bilir. O kadar da duygusal birisi ki.
Gelelim Simon'a. Simon adayı tek başına keşfe çıkmıştır. Hatta diğer çocuklardan habersiz kendine bir yer bile bulmuştur. Barınak gibi. Yazarın da dediği gibi en akıllı kişidir. İlerki bölümlerde yaşanacak canavar krizine son vermek isteyecek ama o sırada can verecektir. Hayatın ilginç yanı da bu insanların önyargılarını değiştiremezsiniz.
16 Nisan 2016 Cumartesi
Karakter Analizi
Karakter analizizle buradayım tekrardan. Aslında Sineklerin Tanrısı'nda en zor şey karakter analizi. Kişilikler bulundukları yere göre değişti.Gerçek düşünceleri açığa çıktı.Şimdi başlıyoruz.
Ralph: Adanın ilk lideri. Anlaşılacağı üzere lider ruhlu. Sarışın ve renkli gözlü. Dostluğa önem veren ve daima yanında birilerinin olmasını istıyor ayrıca duygusal.
Jack: Hepinizin kitabı okuduğunuzda şüphesiz nefret edeceği kişi. Ralph'in liderliğine karşı çıkan ve kilise korosunu başı.
Domuzcuk: İlk yayınımda dediğim gibi sırtında bir kambur var gibi hayatı boyunca bir lakapla yaşayacak aslında adadan tüm kurtuluşun elinde olduğu çocuk. Ayrıca kitapta hayatını kaybeden 2.kişi ve yazar onu en akıllı 2. kişi olarak tanımlıyor.
Simon: Adadaki gerçekleri bilen tek çocuk ve şüphesiz en akıllısı. Çok saçma bir nedenden dolayı öldürülüyor.
Bill, Eric, Johnny ve ismi geçmeyen bir sürü çocuk var ama onların kitapta tam olarak özellikleri olmadığı için analiz yapamıyorum.
Ralph: Adanın ilk lideri. Anlaşılacağı üzere lider ruhlu. Sarışın ve renkli gözlü. Dostluğa önem veren ve daima yanında birilerinin olmasını istıyor ayrıca duygusal.
Jack: Hepinizin kitabı okuduğunuzda şüphesiz nefret edeceği kişi. Ralph'in liderliğine karşı çıkan ve kilise korosunu başı.
Domuzcuk: İlk yayınımda dediğim gibi sırtında bir kambur var gibi hayatı boyunca bir lakapla yaşayacak aslında adadan tüm kurtuluşun elinde olduğu çocuk. Ayrıca kitapta hayatını kaybeden 2.kişi ve yazar onu en akıllı 2. kişi olarak tanımlıyor.
Simon: Adadaki gerçekleri bilen tek çocuk ve şüphesiz en akıllısı. Çok saçma bir nedenden dolayı öldürülüyor.
Bill, Eric, Johnny ve ismi geçmeyen bir sürü çocuk var ama onların kitapta tam olarak özellikleri olmadığı için analiz yapamıyorum.
11 Nisan 2016 Pazartesi
William Golding ve Sineklerin Tanrısı
Merhabalar. Bu harika kitabı okurken farklı düşünce akımlarına sürükleniyorum sanırım. Yoğun olay zinciri karşısında şaşkınım açıkcası. Sineklerin Tanrısı'nın proje ödevim olduğunu öğrendiğim gün hemen araştırmıştım zaten. Sineklerin Tanrısı'nı bulmak hiç kolay olmadı. Kuzenlerimden okudukları üniversitedeki kütüphanelere bakmalarını istemiştim. Ama ne yazık ki hiçbirinde bulamadık bende meşhur kitapçımdan temin ettim.Bende güzel bir anı, düşünce analizi olarak kalacak. Hem de filmi de var. Ben ilk önce kitabını okudum çünkü benim hayalimde canlananları biraz yaşatmak istedim.Biraz da bu güzel romanın yazarından ve başarılarından bahsetmek istiyorum. Wiiliam Golding 1911 yılında İngiltere, Cornwall'de doğdu. Oxford Üniversitesini bitirdi. 1934'te Poems yayınlandı. 1954'te Sineklerin Tanrısı ile ün kazandı. Bu kitabından sonra yayınlanan kitapları (özellikle Piramit) çok daha güçlü bir edebi yapıya sahip olmasına rağmen aynı etkiyi yaratmadı.Sineklerin Tanrısı anlaşılan William Golding için bir dönüm noktası niteliğinde.1983'te İsveç Akademisi "Gerçekle söylenceyi ustaca birleştiren, insanın
ruhsal ve fiziksel boyutlarını derinlemesine inceleyen romancı bu yılın
ödülüne layık görüldü" diyerek William Golding'e Nobel Edebiyat Ödülü'nü verdi.Golding için "En iyi İngiliz yazar" demiştir. 1993'te ardında yarım kalmış bir roman bırakarak (The Double Tongue) kalp yetmezliğinden öldü. Yarım romanını da ele almak isterim. Bir sonraki yayınımda karakter analiziyle burada olacağım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




